12. Hukuk Dairesi2015 ve Öncesiİflasİhalenin FeshiTasarrufun İptaliTaşınmaz Satışı

İcra Müdürlüğü’nün iflas dosyasında, hakkında tehiri icra kararı bulunan ve bu nedenle de temyiz incelemesi sonuna kadar icrası ve yerine getirilme imkanı bulunmayan tasarrufun iptal kararına ve bu kararla tanınan satışı talep yetkisine istinaden iflas idaresince satış işlemlerine başlanması, satışa hazırlık ve kıymet takdiri işlemlerine devamla satışın yapılması verilen icranın geri bırakılmasına ilişkin karara aykırı olup, yüksek mahkeme kararına aykırılıktan doğan bu durumun kamu düzenine ilişkin olması sebebi ile mahkemece de re’sen dikkate alınarak ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği

İcra Müdürlüğü’nün iflas dosyasında, hakkında tehiri icra kararı bulunan ve bu nedenle de temyiz incelemesi sonuna kadar icrası ve yerine getirilme imkanı bulunmayan tasarrufun iptal kararına ve bu kararla tanınan satışı talep yetkisine istinaden iflas idaresince satış işlemlerine başlanması, satışa hazırlık ve kıymet takdiri işlemlerine devamla satışın yapılması verilen icranın geri bırakılmasına ilişkin karara aykırı olup, yüksek mahkeme kararına aykırılıktan doğan bu durumun kamu düzenine ilişkin olması sebebi ile mahkemece de re’sen dikkate alınarak ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği- Taşınmaz, muhammen bedelinin üzerinde satılmış ise de; şikayetçi taşınmazın gerçek değerinin satışa esas alınan muhammen bedelden daha yüksek olduğunu ileri sürdüğüne göre borçla ilgisi bulunmayan taşınmaz malikinin Yargıtay ilamına aykırılıktan kaynaklanan yolsuzluk sebebi ile İİK. mad. 134/8 uyarınca menfaatinin muhtel olduğu kabul edilmesi gerektiği-

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 28/10/2014 tarih, 2014/26878 Esas – 2014/25113 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;

Şikayetçi vekili; satış ilanı ve kıymet takdir raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini, satışa esas alınan muhammen bedelin, taşınmazın gerçek değerinin altında olduğunu, satış ilanının taşınmazın kıymeti ve KDV oranı gösterilmediğinden hatalı olduğunu, bu hususta yapılan düzeltme ilanı ile ihale tarihi arasında 7 günlük süre geçmediğini, sadece 6 gün süre bulunduğunu, bu durumda ihalenin ertelenmesi gerekirken ertelenmeyip yapılmasının İİK’nun 126/2. maddesine aykırı olduğunu, iflas idaresinin yetkisiz olduğunu, ihalenin taşınmazın bulunduğu … İcra Dairesince yapılması gerektiğini, satış öncesi hazırlıklar ve iflas hükümlerine göre uyulması gereken kurallara uyulmadan satışın gerçekleştirildiğini ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.

İflas kararı verilmeden önce … ve malik … aleyhine İİK’nun 277 vd. maddelerine göre 11.05.2005 tarihinde açılan tasarrufun iptali davasının tacir …’ın 12.07.2006 tarihinde iflasına karar verilmesinden sonra İİK’nun 245. maddesi gereğince verilen yetki gereğince iflas idaresi adına takip edildiği ve … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/256 E., 2012/12 K. sayılı 03.02.2012 tarihli kararla …’in tapuda maliki olduğu, … Parsel sayılı dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın tasarrufunun iptaline, davacı yerine iflas idaresine alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere taşınmazın haciz ve satılmasını isteme yetkisinin verildiği görülmektedir.

Şikayetçi vekilinin ihalenin feshine ilişkin yukarıda özetlenen aynı nedenlere dayalı olarak satışın durdurulması ve iptali istemi ile 04.07.2014 tarihinde yaptığı başvurusunda, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/256 E., 2012/12 K. sayılı 03.02.2012 tarihli tasarrufun iptal kararını tehiri icra istemli temyiz ettiklerini beyanla bu konudaki İİK’nun 36. maddesi gereğince temyiz incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına yönelik Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2012/14621 Esas sayılı 12.11.2012 tarihli kararını dosyaya sunmuştur.

… İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/350 Esas, 2013/318 Karar ve 04.07.2014 tarihli kararı ile satışın durması ve iptali talebinin mahkemece reddedildiği, aynı mahkemenin 2013/349 Esas ve 2013/319 Karar Sayılı 04.07.2013 tarihli kararı ile de şikayetçi vekilinin kıymet takdirine itirazının reddine karar verildiği görülmektedir. Şikayetçinin bu kararlara da delil olarak dayandığı ve her iki şikayet dosyasının da dosya arasında bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda, … İcra Müdürlüğü’nün … iflas dosyasında, hakkında 12.11.2012 tarihli tehiri icra kararı bulunan ve bu nedenle de temyiz incelemesi sonuna kadar icrası ve yerine getirilme imkanı bulunmayan tasarrufun iptal kararına ve bu kararla tanınan satışı talep yetkisine istinaden iflas idaresince 19.04.2013 tarihinde satış işlemlerine başlanması, satışa hazırlık ve kıymet takdiri işlemlerine devamla 05.07.2013 tarihinde satışın yapılması Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nce verilen icranın geri bırakılmasına ilişkin karara aykırı olup, yüksek mahkeme kararına aykırılıktan doğan bu durumun kamu düzenine ilişkin olması sebebi ile mahkemece de re’sen dikkate alınarak ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddine yönelik hüküm tesisi isabetsizdir.

Kaldı ki, taşınmazın muhammen bedelinin 350.000,00 TL olmasına karşın muhammen bedel üzerinde ve 571.500,00 TL’na satılmış ise de; şikayetçi taşınmazın gerçek değerinin satışa esas alınan muhammen bedelden daha yüksek olduğunu ileri sürdüğüne göre borçla ilgisi bulunmayan taşınmaz malikinin Yargıtay ilamına aykırılıktan kaynaklanan vaki yolsuzluk sebebi ile İİK’nun 134/8. maddesine uygun olarak menfaatinin muhtel olduğu kabul edilmelidir.

Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 24.09.2013 tarih, 2012/14621 Esas, 2013/12708 Karar sayılı kararı ile “…tasarruf tarihi, borcun doğum tarihinden önce olduğundan davanın … yönünden reddine karar verilmesine…” yönelik kesin bozma yapılmış, bu bozmaya uyan …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 2014/164-216 sayılı ve 11.06.2014 tarihli karar ile … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ve bu karar da 09.09.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

O halde, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/26878 E., 2014/25113 K. sayılı ve 28.10.2014 tarihli onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

12. HD. 02.07.2015 T. E:14837, K:18863

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu