12. Hukuk Dairesi2023 YılıHacizKesinleşmeden İcraya Konulamayacak İlamlarTakip Açılış

Takip dayanağı ilamda, hakikate muhalif beyanda bulunmak suçuna ilişkin mahkumiyet kararı ile birlikte İİK’nın 89/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedildiği, takip tarihi itibari ile dayanak ilamın kesinleşmediği anlaşılmış olup, uyuşmazlığın şikayet tarihi itibari ile değerlendirilmesi gerektiğinden dayanak ilamın kesinleşmeden infazı mümkün değildir. 

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
   Y A R G I T A Y   İ L A M I
ESAS NO : 2023/1388
KARAR NO: 2023/8217
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 17.11.2022
NUMARASI : 2021/4265-2022/3260
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun takibe konu ilamın kesinleşmeden takibe konu edilmesinin mümkün olmadığı iddiası ile takibin iptalini talep ettiği mahkemece İİK’nın 89/4 maddesi uyarınca verilmiş olan mahkumiyet kararları ile onun eklentisi olan tazminat kararlarının kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İİK’nın 89/4 maddesi uyarınca verilmiş tazminatın cezanın eklentisi olmadığı ve takibe konu edilmesi için kesinleşmesi gerekmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı şikayetçi tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
     6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 367/1 maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
     Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar (HMK. 367/2. madde.), mahkûmiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.), menfi tespit davasına ilişkin ilamlar (İİK 72. madde.), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (5718 sayılı Kanun 57/2 ), Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde), İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1) kesinleşmeden takibe konu edilemezler.
      5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanması Hakkında Kanunun 4/1 fıkrasında; “mahkumiyet hükümlerinin kesinleşmedikçe infaz olunamayacağı” düzenlenmiştir.
     İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca verilmiş olan mahkumiyet kararları ile onun eklentisi olan tazminat kararlarının, kesinleşmeden infaz olunması mümkün değildir.
Somut olayda takip dayanağı ilamda, hakikate muhalif beyanda bulunmak suçuna ilişkin mahkumiyet kararı ile birlikte İİK’nın 89/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedildiği, takip tarihi itibari ile dayanak ilamın kesinleşmediği anlaşılmış olup, uyuşmazlığın şikayet tarihi itibari ile değerlendirilmesi gerektiğinden dayanak ilamın kesinleşmeden infazı mümkün değildir. 
 O halde, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulü ile takibin iptaline ilişkin kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
 SONUÇ: Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 17.11.2022 tarihli 2021/4265 E.-2022/3260 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu