Disiplin İşlemleri

Çok sayıda rapor aldığı için, bir memur atılabilir mi?

– Bir belediye çok sayıda rapor alan bir aday memuru hakem hastaneye sevk etmek istemiş ancak bayan memurun doğum izninde olması nedeniyle bu girişimi yarım kalmıştır. Açılan soruşturma sonrasında, aday memura “davacının usulsüz rapor aldığı, idareye itaatsiz ve görevlerine ilgisiz olduğu, etik ilke ve kurallara göre davranmayı ve çalışma disiplinini geliştirmeye çalışmadığı, diğer aday memurlara olumsuz örnek olduğu, çalışma barışı ve çalışma düzenini bozarak memuriyet ilke ve hassasiyetlerini hiçe sayıp suiniyet gösterdiği belirtilerek” uyarma cezası verilmiştir.

– Belediye bu kez, 4 Şubat 2013’te doğum iznine ayrılan personeline, sadece 1 ay görev yapmış olmasına rağmen staj değerlendirme belgesi düzenlemiş ve aday memura 100 üzerinden 21 notunu vermiştir. Ayrıca temizlik işleri müdürü aday memurun görevde olmadığını belirterek memurluktan çıkarmasını istemiş ve bu talep uygun görülmüştür, yani aday memur, memurluktan çıkarılmıştır.
Açılan davada, Danıştay tek başına çok sayıda sağlık raporu almanın bir ceza gerekçesi olmayacağını belirtmiş ve memurun görevde olmadığının tespitinin yapıldığı dönemde doğum izninde olduğuna atıfta bulunarak, belediyenin işlemini iptal etmiştir.
İŞTE DANIŞTAY KARARI
T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2014/2285
Karar No : 2015/5002
Temyiz İsteminde Bulunan(Davacı):
Karşı Taraf (Davalı) :
İstemin Özeti : … 2. İdare Mahkemesince verilen 25/12/2013 tarihli ve E:2013/612, K:2013/1931 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : Şaban Kazak
Düşüncesi : Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca, davacının duruşma yapılması talebi yerinde görülmeyerek işin gereği düşünüldü:
Dava, .. Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü emrinde aday memur (çevre mühendisi) olarak görev yapan davacının 04.02.2013 tarihi itibariyle kurumla ilişiğinin kesilmesine ilişkin 08.02.2013 tarih ve 4160 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare mahkemesince, davacının aday memurluk döneminde sık sık hastalık raporları alması üzerine, davalı idarece anılan raporların usul ve fenne uygun olup olmadığı, raporlarda konulan tanıların aday memurluk görevine devam etmesinde bir sakınca oluşturup oluşturmayacağı hususlarında hakem hastaneye müracaat edildiği, ilgili hastanece ve davalı idarece kuruma bildirmiş olduğu telefon numarasından davacıya ulaşılamaması üzerine yine davacının davalı idareye ikamet adresi olarak bildirmiş olduğu … Öğretmenevi’ne zabıta ekiplerinin gönderildiği, fakat bu adreste ikamet etmediğinin tespit edildiği, bunun üzerine … İlçe Nüfus Müdürlüğü’nden ikamet adresinin araştırılması sonucunda ulaşılan Adana İli’ndeki adresine almış olduğu raporların usulsüz olduğu, hakem hastaneye sevkinin yapılacağı, görevine dönmesi gerektiği ve aksi halde hakkında yasal işlem yapılacağına ilişkin yazıların gönderildiği, söz konusu yazıların davacının adresten taşındığı şerhiyle tebligatı yapılmaksızın davalı idareye iade edildiği, davacının eşiyle yapılan telefon görüşmesinde söz konusu adresin doğru olduğunun ifade edilmesi üzerine, aynı adrese daha önceki yazılarla birlikte davacının görevi başına dönmesine yönelik 6.11.2012 tarih ve 917 sayılı yazının gönderildiği, bu yazıların aynı adreste 15.11.2012 tarihinde davacının bizzat kendisine tebliğ edildiği, davacı tarafından ise doğum izninde olduğundan bahisle görevine dönmesinin mümkün olmadığının bildirildiği, sonrasında hakkında açılan soruşturma kapsamında soruşturmacı tarafından yazılı ifadesinin istenilmesi üzerine doğum izninde olduğunu belirterek savunmasını veremeyeceğini ve tarafına tebligat gönderilmemesini istediği, tüm bu hususlar birarada değerlendirildiğinde, davacının güncel iletişim bilgilerini kurumuna vermeyerek çalıştığı kurumun kendisiyle olan irtibatını büyük ölçüde zorlaştırdığı, gönderilen yazıların gereğini yerine getirmediği gibi bundan sonra kendisine tebligat gönderilmemesini talep ettiği, bu şekilde kurumuna karşı ciddi bir ilgisizlik ve kayıtsızlık gösteren davacının yukarıya alınan amir kanun hükmünde ifadesini bulan, adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumu bulunduğunun sabit olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Adaylığa Kabul Edilme” başlıklı 54. maddesinde, “Sınavlarda başarılı olanlardan Devlet memurluğuna girmek isteyenler başarı listesindeki sıraya ve 47. maddeye göre ilan edilen kadro sayısı kadar, kurumlarınca memur adayı olarak atanırlar. Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz.” hükmü, “Adayların Yetiştirilmesi” başlıklı 55. maddesinde, “Aday olarak atanan memurların önce bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulmaları ve Devlet memuru olarak atanabilmeleri için başarılı olmaları şarttır. Temel eğitim ile hazırlayıcı eğitim aynı kurumda yapılır. Eğitim süreleri, programları, değerlendirme esasları ve hangi kurumların sorumluluğunda yapılacağı ve diğer hususlar Başbakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmü, “Adaylık Devresi İçinde Göreve Son Verme” başlıklı 56. maddesinde, “Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanlarla adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmıyacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir. İlişkileri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan şekli ile 57. maddesinde ise, adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiklerinin kesileceği, ilişkileri kesilenlerin ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği, adaylık devresi içinde veya sonunda, 56. ve bu madde hükümlerine göre ilişikleri kesilenlerin (sağlık nedenleri hariç) 3 yıl süre ile Devlet memurluğuna alınmayacağı belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının girdiği Kamu Personeli Seçme Sınavında (KPSS) başarılı olması nedeniyle KPSS 2011/2 yerleştirme sonucuna göre davalı idareye yerleştirildiği, 15.01.2012 tarihli onay ile Belediye Başkanınca Temizlik İşleri Müdürlüğü emrine 8. dereceli mühendis kadrosuna aday memur olarak atamasının yapıldığı ve aynı gün görevine başladığı, davacının görevine başladıktan üç gün sonra ilk olarak 18.01.2012 tarihinde üç günlükhastalık raporu aldığı, sonrasında 22.01.2012 tarihinde Adana İli’nde bulunan özel bir tıp merkezinden 5 günlük hastalık raporu aldığı ve bundan sonra 01.06.2012 tarihine kadar görevine devam ettiği, akabinde 01.06.2012-30.06.2012 tarihleri arasında … İli’nde bulunan özel bir hastaneden, 01.07.2012-06.07.2012 tarihleri arasında ise Adana İli’nde bulunan özel bir tıp merkezinden yeni hastalık raporları aldığı, 10.07.2012 ile 19.07.2012 tarihleri arasında yine … İli’nde bulunan özel bir hastaneden 10 günlük, 19.07.2012 tarihinde ise Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden bir ay süreli hastalık raporu aldığı, son raporun bitim tarihi itibariyle yine Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden iki ay süreli yeni bir rapor aldığı, bu arada davacı tarafından 12.10.2012 tarihli dilekçe ile Adana İli’nde bulunan özel bir hastaden alınan analık raporu da eklenilmek üzere 8 hafta doğum öncesi, 8 hafta doğum sonrası olmak üzere toplam 16 haftalık izin kullanma talebinde bulunulduğu, davalı idarece 18.10.2012 tarihli ve 865 ve 867 sayılı yazılar yazılarak, davacının almış olduğu raporların usulsüz olduğu, hakem hastaneye sevkinin yapılacağı, görevine dönmesi gerektiği ve aksi halde hakkında yasal işlem yapılacağının belirtildiği, anılan yazıların davacının ilgili adresten taşınması sonucunda tebligatının yapılamadığı, bunun üzerine 06.11.2012 tarih ve 917 sayılı yazı yazılarak davacının görevi başına dönmesinin istenildiği, anılan yazı ile 18.10.2012 tarihli yazıların 15.11.2012 tarihinde davacının bizzat kendisine tebliğ edildiği, davacı tarafından 17.11.2012 tarihli yazı ile doğum izninde olduğundan bahisle görevine dönmesinin mümkün olmadığının bildirilmesi üzerine 27.11.2012 tarih ve 618 sayılı işlemle hakkında soruşturma başlatılarak soruşturmacı görevlendirildiği, soruşturmacı tarafından 28.11.2012 tarih ve 49 sayılı yazı ile davacının yazılı ifadesinin istenildiği, anılan yazıya cevaben davacı tarafından yazılan ve 12.12.2012 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren yazıda, doğum izninde olduğunu belirterek savunmasını veremeyeceğini ve tarafına tebligat gönderilmemesini istemesi üzerine, soruşturmacı tarafından soruşturmanın tamamlandığı ve hazırlanan 17.12.2012 tarihli soruşturma raporunda, davacının usulsüz rapor aldığı, idareye itaatsiz ve görevlerine ilgisiz olduğu, etik ilke ve kurallara göre davranmayı ve çalışma disiplinini geliştirmeye çalışmadığı, diğer aday memurlara olumsuz örnek olduğu, çalışma barışı ve çalışma düzenini bozarak memuriyet ilke ve hassasiyetlerini hiçe sayıp suiniyet gösterdiği belirtilerek 657 sayılı Kanun’un 125/A-e,f maddeleri uyarınca “uyarma” cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği ve getirilen teklif doğrultusunda 18.12.2012 tarih ve 658 sayılı işlemle davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu arada davacı 29.01.2013 tarihli dilekçe ile 04.02.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 12 ay süreli ücretsiz izin talebinde bulunduğu, davalı idarece 04.02.2013 tarihinde davacının görevine gelmediğine ilişkin tutanak düzenlendiği, davacının göreve başladığı tarihten itibaren uzun bir süre görevinin başında olmaması sebebiyle temel ve hazırlayıcı eğitimlerin verilemediği, 04.02.2013 tarihinden itibaren 1 yıl süreli olarak ücretsiz izin talebinde bulunması sebebiyle eğitim vermenin mümkün olmadığı belirtilerek davacı hakkında 04.02.2013 tarihli Aday Memurlar Staj Değerlendirme Belge’sinin düzenlendiği, birinci ve ikinci amirler tarafından 100 üzerinden 21 staj notu ile başarısız olarak değerlendirildiği, sonrasında 04.02.2013 tarihli işlemle temizlik işleri müdürü tarafından davacının asaletinin onaylanmayarak 657 sayılı Kanun’un 56. maddesi gereğince memuriyetle ilişiğinin kesilmesinin teklif edildiği, bu teklifin 04.02.2013 tarihinde Belediye Başkanınca onaylandığı, işlemin 08.02.2013 tarih ve 4160 sayılı yazı ile davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından anılan işleme karşı yapılan itirazın davalı idarece reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının aday memurluk döneminde sık sık hastalık raporları alması üzerine, davalı idarece anılan raporların usul ve fenne uygun olup olmadığı, raporlarda konulan tanıların aday memurluk görevine devam etmesinde bir sakınca oluşturup oluşturmayacağı hususlarında hakem hastaneye müracaat edildiği, ilgili Hastanece ve davalı idarece kuruma bildirmiş olduğu telefon numarasından davacıya ulaşılamaması üzerine yine davacının davalı idareye ikamet adresi olarak bildirmiş olduğu … Öğretmenevi’ne zabıta ekiplerinin gönderildiği; fakat bu adreste ikamet etmediğinin tespit edildiği, bunun üzerine …İlçe Nüfus Müdürlüğü’nden ikamet adresinin araştırılması sonucunda ulaşılan Adana İli’ndeki adresine “almış olduğu raporların usulsüz olduğu iddia edildiği, hakem hastaneye sevkinin yapılacağı, görevine dönmesi gerektiği ve aksi halde hakkında yasal işlem yapılacağına” ilişkin yazıların gönderildiği, söz konusu yazıların davacının adresten taşındığı şerhiyle tebligatı yapılmaksızın davalı idareye iade edildiği, davacının eşiyle yapılan telefon görüşmesinde söz konusu adresin doğru olduğunun ifade edilmesi üzerine, aynı adrese daha önceki yazılarla birlikte davacının görevi başına dönmesine yönelik 6.11.2012 tarih ve 917 sayılı yazının gönderildiği, bu yazıların aynı adreste 15.11.2012 tarihinde davacının bizzat kendisine tebliğ edildiği, davacı tarafından ise doğum izninde olduğundan bahisle görevine dönmesinin mümkün olmadığının bildirildiği, sonrasında hakkında açılan soruşturma kapsamında soruşturmacı tarafından yazılı ifadesinin istenilmesi üzerine doğum izninde olduğunu belirterek savunmasını veremeyeceğini ve tarafına tebligat gönderilmemesini istediği sabit ise de, davacı hakkındaki isnada neden olarak doğum ve doğumdan kaynaklı sağlık raporları gösterildiği, bu raporları olan davacıya adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumu bulunduğunun söylenemeyeceği, her ne kadar davacının göreve başladığı tarihten itibaren uzun bir süre görevinin başında olmaması sebebiyle temel ve hazırlayıcı eğitimlerin verilemediği, 04.02.2013 tarihinden itibaren 1 yıl süreli olarak ücretsiz izin talebinde bulunması sebebiyle eğitim vermenin mümkün olmadığı belirtilerek davacı hakkında 04.02.2013 tarihli Aday Memurlar Staj Değerlendirme Belge’sinin düzenlendiği, birinci ve ikinci amirler tarafından 21’er puan takdir edilmek suretiyle 100 üzerinden 21 staj notu ile başarısız olarak değerlendirildiği ve bu hususun da davalı idarece işlem tesisine gerekçe olarak ileri sürüldüğü anlaşılmakta ise de, davacıyı anılan dönemde değerlendirmeye tabi tutarak başarılı ya da başarısız olarak nitelendirilebilecek bir süre olmaması nedeniyle salt raporlu ve izinli olduğundan bahisle başarısız addedilerek memuriyetle ilişiğinin kesilmesine gerekçe olamayacağı, aksi durumun hakkaniyetle ve izinli olduğundan bahisle başarısız addedilerek memuriyetle ilişiğinin kesilmesine gerekçe olamayacağı, aksi durumun hakkaniyetle
bağdaşmayacağı sonucuna ulaşıldığından, sicil amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile davacının asaletinin onaylanmayarak memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, yukarıda anılan gerekçelerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere06/10/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY:
Dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu