2. Hukuk Dairesi2024 Yılıİtirazİtirazın İptaliNafaka Alacaklarına İlişkin İcra Takipleri

Borçlunun takipten sonra ödeme yaptığı, bu sebeple alacaklının takipte haklı olduğu gözetilerek, takip tarihi itibarıyla tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekâlet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağı

2. Hukuk Dairesi         2024/667 E.  ,  2024/943 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/783 E., 2022/305 K.
DAVA TARİHİ : 09.07.2021
KARAR : Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; boşanma dava dosyasında çocuklar için 500,00’er TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, 09.06.2021 tarihinde nafaka için icra takibi başlatıldığını, davalının 10.06.2021 tarihinde 1000.00 TL ödeme yaptığını ve takibe itiraz ettiğini, ödeme yapılan tarihin takipten sonraki bir tarih olması sebebiyle borcun kapanmadığını belirterek itirazın iptaline, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kararın verildiği tarihten iki gün sonra hemen icra takibine giriştiğini, müvekkiline tebliğ vs yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazın iptali davasına konu olan 1.000,00 TL’lik tedbir nafakası alacağının davalı tarafından 10 Haziran 2021 tarihinde haricen ödendiği hususu icra dosyası içerisinde yer alan dekont içeriğinden anlaşılmış olup takibe konu borcun ödenmesi sebebiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesi gereği kesin olarak verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü 12.01.2024 tarihli kanun yararına temyiz dilekçesinde; alacaklı davacının sair alacaklar yönünden açıkça vazgeçmesi olmadığından mahkemece takipten sonra yapılan ödemenin takipten önce yapılan ödeme olarak kabul edilemeyeceği ve alacaklının takipte haklı olduğu gözetilerek takip tarihi itibarıyla tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağı kabul edilerek itirazın kaldırılması talebinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek eksik incelemeyle davanın konusuz kalması nedeniyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tedbir nafakasının tahsili için takibe vaki yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, takipten sonra yapılan ödeme ile davanın konusuz kalip kalmayacağı, kanun yararına bozma koşulları oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.

2.Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun`un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 169 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi

3.Değerlendirme
Somut olayda, davacının Mahkemece lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden 09.06.2021 tarihinde davalı aleyhine ilamsız icra takibine giriştiği, davalı tarafından 10.06.2021 tarihinde davacıya haricen ödeme yapıldığı, Mahkemece takibe konu borcun ödenmiş olması sebebiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür. Ne var ki, davalı borçlunun takipten sonra ödeme yaptığı, bu sebeple alacaklının takipte haklı olduğu gözetilerek, takip tarihi itibarıyla tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekâlet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağı kabul edilip işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, takibe konu borcun ödendiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı görülmekle Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi kabul edilerek mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu