Bölge Adliye Mah. KararlarıHaciz&Muhafaza

Özel Öğretim Kurumlarının Mallarının Haczi (İİK 362/a)

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
  7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2019/986
KARAR NO : 2019/1025
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
İ S T İ N A F  K A R A R I
 
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AKSARAY İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2019
NUMARASI : 2019/122 E.  2019/151 K.
İSTİNAFA BAŞVURAN
DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
KARAR TARİHİ : 03/07/2019
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2019
Yukarıda tarih ve numarası yazılı ilk derece mahkeme kararı aleyhine istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, Dairemizce HMK’nun 353. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda dosyadaki belgeler okundu, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ŞİKAYETÇİ BORÇLU VEKİLİ DİLEKÇESİNDE:
Müvekkili …… Eğitim Öğretim Hizmetleri A.Ş.nin, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında eğitim öğretim faaliyeti yürütmekte olduğunu,
Müvekkili aleyhine yapılan takipte, tatbik edilen hacizlerin İİK 362/a maddesine aykırı olduğunu,
Hacizlerin kanuna aykırı olması sebebiyle İcra Müdürlüğüne hacizlerin kaldırılması için talepte bulunduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini, hukuka aykırı iş bu haczedilmezliğe ilişkin İİK 16. maddesi uyarınca şikayet zorunluluğu doğduğunu,
Bu nedenlerle şikayetin kabulü ile … İl Milli Eğitim Müdürlüğünce müvekkil şirkete ait olan İİK 362/a maddesine aykırı olarak haczedilen,
– hak edişlerin,
– teşvik primlerinin ve
-banka hesapları üzerindeki hacizler başta olmak üzere takip dosyasından konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına, İİK’nun 362/a maddesine aykırı olarak tahsil edilen paraların müvekkil şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ALACAKLI VEKİLİ CEVABINDA: 
Şikayet dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmamış duruşmada ise  “ … davacı şirketin asıl faaliyet gösterdiği okul …… Kolejidir, tüm alacakların asıl iş yaptığı işletme …. Koleji’dir ancak bu okulun asıl unvanı ….. Eğitim Öğretim Hizmetleri.. Şirketidir ancak yapılan hizmetler ….. Kolejine ait olmasına rağmen borçlunun vermiş olduğu çek ve senetler ….. Eğitim Öğretim A.Ş. Adına verilmektedir, biz bu kapsamda davacının iyi niyetli olmadığını düşünüyoruz, İİK’nun 362/a anlamında taşınır taşınmaz mallar ibaresine yer verildiğinde bu konuda özel olarak para alacağının bilinçli olarak bu maddeye katılmadığını düşünüyoruz kanunun bilinçli olarak sustuğunu düşünüyoruz para alacaklarının taşınır hükmünde olması halinde açıkça yazılacağını düşünüyoruz, Kanunun amacı eğitim öğretim hizmetlerinin aksamamasıdır, söz konusu şirketin sadece milli eğitim bakanlığındaki hak edişleri eğitim ve öğretimi aksatmayacaktır zira velilerden alınmış olan paralarda faaliyetini devam ettirmesine yetecektir, davacı kanunun bu açıklığını kullanarak milli eğitim bakanlığının eylül, şubat, haziran aylarında hak ediş ödemesi yapmaktadır, ancak davacı şirket çeklerini bunları dikkate almadan temmuz, ağustos ayları için keşide etmektedir, kanunun yürürlüğü giriş tarihi 09 Mayıs 2018 tarihidir, bizim alacağımız okulun kuruluş aşamasındaki asansör yapım işine ilişkin bir alacaktır, bu alacak kanunun yürürlük tarihinden çok önce doğmuştur bu nedenle kanunun geçmişe yürümeyerek müvekkile ait alacağı kapsamayacağını düşünüyoruz, biz icra takip dosyasında haciz talebinde bulunurken doğacak alacaklara ilişkin bir haczimiz bulunmaktadır, dolayısıyla bu alacak eğitim öğretim yılı sonunda dosyaya gelecektir bu nedenle hukuki yarar yoktur, terditli açıklamalarımızda dikkate alınarak reddine karar verilsin …” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Borçlunun, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK.nun 106/2. maddesi gereğince menkul (taşınır)  hükmünde olduğunu, dolayısıyla, bu hak ve alacakların haczinin de menkul haczi gibi gerçekleştirileceğini (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2018/14300 Esas 2019/2184 Karar sayılı kararı),
Bu nedenle İ.İ.K’nun 362/a maddesine göre eğitim ve öğretim yılının 14/06/2019 tarihinde sona ereceği ve davacı şirketin 5580 sayılı kanun kapsamında olduğu bildirildiğinden davacının şikayetinin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği,
Davanın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmediği görülmüştür.
ŞİKAYETÇİ BORÇLU VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
[süre tutum dilekçesinde]
Mahkemece, Milli Eğitim Bakanlığınca müvekkiline verilmesi gereken hak edişler üzerine konulan tedbir kararının devamı yönünde karar verildiğini,  taraflarınca dava yoluna başvurulmasının asıl amacının ivedi olan borçların birinci elden ve daha az masraf edilerek ödenmesini sağlamak olduğunu ancak yerel mahkemenin ihtiyati tedbir kararının devamı yönünde karar vermiş olmasının her iki tarafı da mağdur etmesi nedeniyle hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
[gerekçeli istinaf dilekçesinde]
– Yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ettiklerini,
– Lehlerine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesinin doğru olmadığını,
– Taleplerine rağmen İİK.nun 362/a maddesine aykırı olarak yapılan ya da yapılacak tahsilatların müvekkiline iadesi hususunun değerlendirilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ALACAKLI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
– Şikayetçi şirketin asıl faaliyet gösterdiği okulun …Koleji olduğunu, bu okulun asıl unvanının ise ….. Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ltd. Şti olduğunu, yapılan hizmetlerin ….Koleji’ne ait olmasına rağmen borçlunun, ….Eğitim Öğretim A.Ş. adına çek ve senet verdiğini, bu kapsamda şikayetçinin iyi niyetli olmadığını,
– İİK’nın 362/a maddesine göre para alacaklarının bu madde dahilinde olmadığını,
– Takibe konu alacağın, kanunun yürürlük tarihinden çok önce doğduğunu, bu nedenle kanunun geçmişe yürümesinin ve müvekkiline ait alacağı kapsamasının mümkün olmadığını,
– Haciz talebinde bulunulurken doğacak alacakların da haczinin istendiğini, dolayısıyla bu alacağın eğitim öğretim yılı sonunda dosyaya geleceğini, açıklanan nedenle şikayetçinin  hukuki yararın bulunmadığını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
I- Şikayet, 7141 sayılı kanunun 1. maddesi ile İİK.na eklenen 362/a maddesi uyarınca, icra takip dosyası üzerinden takip borçlusu şirketin paraları üzerine konan haczin, hacizlerin yapıldığı tarih de nazara alındığında, kaldırılıp kaldırılamayacağına ilişkindir.
II- İİK.nun 362/a maddesi “8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar ile 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun kapsamında faaliyet gösteren özel öğrenci barınma hizmetleri veren yurt ve benzeri kurumların taşınır ve taşınmaz malları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler hariç olmak üzere içinde bulunulan eğitim ve öğretim yılı sonunda haczedilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenleme karşısında
” – Takip borçlusu şirket, İİK.nun 362/a maddesi kapsamında mıdır ?
  – Paranın, İİK.nun 362/a madde kapsamı uyarınca haczi mümkün müdür ?” hususlarının tartışılması gerekmektedir.
III- Aksaray Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 06/04/2019 tarihli yazı cevabında;
– Davacı ….Eğitim Öğretim Hizmetleri A.Ş.’ne bağlı Özel ….. Koleji İlkokulu/Ortaokulu/Anadolu Lisesi/Fen Lisesi ile yine aynı şirkete ait …..ilim Teknik Koleji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bulunduğu,
Bu kurumların 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösterdiği,
– 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılının 17/09/2018 tarihinde başlayıp, 14/06/2019 tarihinde sona ereceği bildirilmiştir.
Dolayısıyla şikayetçi borçlunun, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında özel öğretim kurum sahibi olduğu anlaşıldığından şikayetçi şirketin, okullarına ait taşınır ve taşınmaz mallarının eğitim ve öğretim yılı içinde haczi mümkün değildir.
IV- İİK.nun 82. madde başlığında “haczi caiz olmıyan mallar ve haklar” denildiği halde  maddenin 3. ve 12. bentlerinde “para”dan bahsedildiği,
  İİK.nun 88. madde başlığında “taşınırlar hakkında” denildiği, madde içeriğinde ise “Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği,
İİK.nun 89. madde başlığında “Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında” denildiği halde yine madde metninde “para”dan bahsedildiği,
Dolayısıyla İİK.nunda “para”nın, “mal” ve/veya “taşınır” olarak tanımlandığı görülmektedir.
Bu durumda, İİK.nun 362/a maddesinde bahsi geçen “taşınır” kavramı içerisinde “para”nın da dahil olduğunun kabulü gerekir.
V- Anlatılagelen ve yapılan çıkarımlar çerçevesinde,
–  5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okulların gerçek yada tüzel kişiler tarafından işletildiği, dolayısıyla okulun elde ettiği gelirin ve harcama kalemlerinin gerçek yada tüzel kişinin hesabı üzerinden yapılmasının işin doğası gereği olduğu,
Somut olayda da şikayetçi borçlu şirkete ait banka hesapları ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ndeki paraların “özel öğretim kurumları”ndan elde edildiği, şikayete konu takip dosyası kapsamında haciz yapılan tarihler de nazara alındığında, paraların haczi mümkün olmadığından haczedilmezlik şikayetinin kabulü gerekir.
– Diğer taraftan, icra dosyası kapsamında, icra dosyasına haczedilerek girmiş bir para olmadığından paranın iadesi talebinin değerlendirilmesine de gerek bulunmamaktadır.
VI- Netice olarak;
a) Şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Paranın iadesi noktasında ilk derece mahkemesince karar verilmediği belirtilmiş ise de, icra dosyasında tahsil edilmiş dolayısıyla iadesi gereken bir para olup olmadığının tartışılmasına gerek olmadığı,
Bu haliyle istinaf başvurusuna konu miktarının ancak ve ancak vekalet ücreti ve yargılama giderine isabet ettiği bunun da kesinlik sınırı altında olduğu anlaşıldığından istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Davalı alacaklını istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
İlk derece mahkemesince haczedilmezlik şikayetinin kabulünde bir hata olmadığı değerlendirildiğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 
1-Şikayetçi borçlu tarafın İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2-Davalı alacaklı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3-Davalı alacaklı tarafından, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf başvurusu nedeni ile şikayetçi borçludan alınan 44,40 TL istinaf karar harcının istemi halinde istinaf eden şikayetçi borçlu tarafa iadesine,
5-İstinaf giderlerinin  istinafa başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
6-Kararın, taraflara tebliğine,
Dair, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede,
– Şikayetçi borçlu tarafın istinaf başvurusu yönünden İİK’nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 364. maddesi uyarınca ihtilaf konusu değer itibariyle KESİN olmak üzere,
– Davalı alacaklının istinaf başvurusu yönünden, HMK’nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, Dairemize, hükmü veren ilk derece mahkemesine yahut  temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek temyiz dilekçesi ile Yargıtay ilgili hukuk dairesi nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
03/07/2019

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu