2023 Yılı3. Hukuk Dairesiİtirazın İptaliKambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu

Zamanaşımına uğramış bono delil başlangıcı niteliğinde olduğundan, itirazın iptali davasında, davacı lehtarın, davalı keşideci ile aralarındaki temel ilişkiyi ve alacaklı olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabileceği

Zamanaşımına uğramış bono delil başlangıcı niteliğinde olduğundan, itirazın iptali davasında, davacı lehtarın, davalı keşideci ile aralarındaki temel ilişkiyi ve alacaklı olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabileceği- Davacının, taraflar arasında “beton alım satımına” ilişkin ticari ilişkinin bulunduğunu, davalıya mal teslim edildiğinde bedeli için senet düzenlendiğini, takip konusu bononun da teslim edilen beton bedeline ilişkin olduğunu,  yani davalı ile olan hukuki ilişki gereği alacağı bulunduğu hususunu tanık anlatımıyla ispatlamış olduğu-

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacağın tahsili amacı ile borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlunun süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, borçlunun zamanaşımı itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmadığını, ilamsız icra takibi yapıldığını, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan borcun tamamının 95.000 TL olup 65.000 TL’sinin ödendiğini, borçlunun haksız olarak müvekkilini oyaladığını, cari hesap dökümlerinden ve faturalardan borç miktarının belli olduğunu, bu nedenlerle Çivril İcra Müdürlüğünün 2014/859 E. sayılı icra dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına borçlu aleyhine %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu bononun Sulama Birliği Başkanlığı’nda bir kaydının bulunmadığını, davalı Birlik Başkanlığı tarafından gönderilen ihtarnamelerde 33.007 TL hakkında mutabık kalınmadığı ve borcun bulunmadığının bildirildiğini, bononun zamanaşımına uğradığını, ortada herhangi bir ticari alım satım ve teslim bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddini, alacaklı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Çivril Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin 24.04.2016 tarihli ve 2015/26 E., 2016/107 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu Çivril İcra Müdürlüğünün 2014/859 esas sayılı icra dosyasında davalı Yeşil Çivril Sağ Sahili Sulama Birliği Başkanlığı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden aynen devamına, davacı vekilinin tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 20.12.2018 tarihli ve 2017/992 E., 2018/12429 K. sayılı ilamı ile; ” Mahkemece, davaya genel mahkeme sıfatı ile bakılması gerekirken aksine düşünce ile asliye ticaret mahkemesi sıfatı ile bakılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiği” gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılmış ve Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ”bozma sonrası davalının bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, Denizli 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/288 Esas sayılı dava dosyası emanetinde bulunan Birlik Meclis Karar Defterinin incelenmek üzere emanetteki ilgili ağır ceza dosyası eklerinin fazlalığı sebebiyle bilirkişi vasıtasıyla getirtildiği, yapılan incelemede muhtelif yerlerde sulama kanallarının onarımına yönelik kararlar alındığı, davacı şirketin adının geçtiğinin görüldüğü, davanın zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olup, zamanaşımına uğramış bono delil başlangıcı niteliğinde olduğundan davacı lehtarın, davalı keşideci ile aralarındaki temel ilişkiyi ve alacaklı olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabileceği, taraflar arasında beton alım satımına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu, davalıya mal teslim edildiğinde bedeli için senet düzenlendiği, takip konusu bononun da teslim edilen beton bedeline ilişkin olduğu, bu hali ile davacının teslim olgusunu ispat ettiği, davalı tarafında ödeme savunmasının ileri sürülmediği, bu hali ile davacının temel ilişkiyi ve alacaklı olduğunu tanık anlatımları ile ispatladığı” gerekçesiyle davanın kabulü ile Çivril İcra Müdürlüğünün 2014/859 takip sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2022/105 E., 2022/7282 K. sayılı kararıyla; ”Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına” karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davacının takip talebinde bonoya dayandığını ancak açılan davada alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığını ileri sürdüğünü, HMK gereği bu hususun iddianın genişletilmesi yasağı kapsamına girdiğini, ayrıca bononun zamanaşımına uğradığını, talebin bonoya dayalı, kambiyo hukukuna dayanan bir alacak olması sebebiyle TTK gereği davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, bilirkişice incelendiği söylenen evrakların irsaliyeler, faturalar fotokopisi olduğunu, irsaliyeler ve faturaların asıllarının ne dosyada ne de başka bir yerde mevcut olmadığını, bozmadan sonra Mahkemece 12.03.2019 tarihli 1 nolu celse 1 nolu ara karar gereği, bilirkişi raporuna dayanak teşkil eden fatura ve sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulması için davacı tarafa süre verildiğini ancak bilirkişi raporuna dayanak evrakların dosyaya hiç girmediğini, irsaliye ve faturaların olmadığını, 07.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda; müvekkilin davacıya hiçbir borcu olmadığının bildirildiğini, ispat külfeti davacıda olan ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış bonoya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. ”Zamanaşımına uğrayan bir bono kambiyo senedi vasfını kaybettiği için kambiyo hukukunun tanıdığı özel imkânlardan yararlanamayacak ve hatta adi senede dahi dönüşemeyecektir. Zira zamanaşımına uğrayan bono fiziki olarak ortada olsa bile maddi hukuk anlamında artık hiçbir şey ifade etmemekte sadece ispat hukuku alanında delil başlangıcı olarak kabul edilmektedir (Öztan, s. 878; Kendigelen/Kırca, s. 264). Bu itibarla zamanaşımına  uğrayan  bono  adi senede dönüşmeyeceği için, alacağın ispatı açısından tek başına yeterli olmayacak, bununla birlikte sadece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 202. maddesi kapsamında bir (yazılı) delil başlangıcı olarak kullanılabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2021 tarihli ve 2017/(19)11-937 E., 2021/357 K. sayılı kararı)

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 202 nci maddesinin birinci fıkrası gereği senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.

3. Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile yukarıda yer verilen hukuk kurallarına göre, davanın zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olup, zamanaşımına uğramış bono delil başlangıcı niteliğinde olduğundan davacı lehtarın, davalı keşideci ile aralarındaki temel ilişkiyi ve alacaklı olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabileceği, taraflar arasında beton alım satımına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu, davalıya mal teslim edildiğinde bedeli için senet düzenlendiği, takip konusu bononun da teslim edilen beton bedeline ilişkin olduğu, böylece davacının aralarındaki hukuki ilişki gereği alacağı bulunduğu hususunu tanık anlatımıyla ispatladığı anlaşılmakla davalının karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalının karar düzeltme talebinin REDDİNE,

Aşağıda yazılı para cezası ile bakiye harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

3. HD. 30.05.2023 T. E: 2241, K: 1655

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu