2022 Yılı2023 YılıFaizİpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi

İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmekle ipotek veren taşınmaz maliki borçlu alacak miktarına yönelik iddialarını icra mahkemesinde ileri süremez ise de İİK’nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 33/1-2. maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep edebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığını ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarını, ayrıca işleyecek faiz oranını şikayet konusu yapabilir.

T. C.
Y A R G I T A Y
1 2 . H U K U K D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

Esas No : 2022/8414
Karar No : 2023/1435

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 23.05.2022
SAYISI : 2020/2028 E., 2022/772 K.
DAVA TARİHİ : 16.03.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
TEMYİZ EDEN : Davacı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17.09.2020
SAYISI : 2020/277 E., 2020/705 K.

Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddi ile icra emrindeki nakdi alacak toplam bedelinin 109.971,01 TL olarak düzeltilmesine, aşan kısmın şikayetçi borçlu yönünden iptaline, gayri nakdi alacak toplam bedelinin aynen devamına, toplam alacağın şikayet eden borçlu yönünden 218.666,01-TL olduğunun tespitine ,şikayet eden borçlunun diğer şikayetlerinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şikayetin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Semiha Uyar tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;icra takibine dayanak yapılan belgelerin tamamının ibraz edilmediğini, sunulan belgelerin aslı veyahut aslı tasdik edilmiş bir örneğinin takip talebi ekinde sunulmadığını, hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazın aile konutu niteliğinde olup ipotek tesis edilirken müvekkilinin eşinin rızasının alınmadığını, bu sebeple ipoteğin geçersiz olduğunu belirtmiş, ayrıca icra emrinde yazılı takip tutarını, faiz, faiz oranını ve borcun tüm fer’ilerini kabul etmediğini belirterek icra emrinin ve takibin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takip öncesinde hesap kat ihtarnamesinin şikayetçi borçluya bizzat tebliğ edildiğini, tesis edilen ipoteğin geçerli olup takibin usulüne uygun olarak başlatıldığını belirterek şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sair iddialar yerinde görülmemekle, İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarının kesinleşeceği, ancak böyle bir durumda, borçlu, ihtarnamedeki kesinleşen borç miktarına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edebileceği, davacı borçlunun hesap kat ihtarına 8 gün içerisinde Noter kanalıyla itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle takip talebi ve icra emri ile talep edilen asıl alacak kalemleri yönünden takibin kesinleştiği, faizler yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, raporun denetime uygun olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; borçlunun başvurusunun şikayet mahiyetinde olduğunu, bu sebeple bilirkişiye başvurulup hesaplama yapılmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve şikayetin reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; Şikayetçinin borçtan şahsen sorumluluğu bulunmayan ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi olduğu, kendisine İİK.nın 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesi gönderilmesi zorunluluğu olmadığı, ne var ki ipotek süresiz olarak tesis edildiğinden (fekki bildirilinceye kadar) şahsi sorumluluğu bulunmayan ipotekli taşınmaz malikine TMK.nın 887.maddesi gereğince muacceliyet ihbarı tebliğinin zorunlu olduğu, TMK.nın 887.maddesi anlamında muacceliyet ihbarı yerine geçen hesap kat ihtarnamesi şikayetçi borçluya 21.02.2020 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, İİK.nın 150/ı maddesine göre kredi kullanan tarafın hesap kat ihtarnamesine itiraz hakkı olduğu, borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek veren üçüncü kişinin anılan madde kapsamında itiraz etmesinin mümkün olmadığı, ancak İİK.nın 149/a maddesi atfıyla 33.madde gereğince itfa, imhal veya zamanaşımı iddiasında bulunma hakkına sahip olduğu, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda sözü edilen iddiaları ileri sürmediği, Kaldı ki, krediyi kullanan asıl borçlunun hesap kat ihtarına itiraz etmesi halinde dahi bu durum icra emri düzenlenmesine engel olmayıp sadece takibe başlanması halinde borca itiraz hakkı tanıdığı, ipotek tesis edilen taşınmazın aile konutu olduğunu ve eş rızası alınmadan ipotek tesis edildiği için ipoteğin geçersiz olduğuna yönelik iddia, genel mahkemeler de ileri sürülecek bir husus olup icra mahkemesinde dinlenemeyeceği, yine İİK’ nın 149/b ve devamı maddelerinde İİK’ nın 58/1 ve 61. maddelerine atıfta bulunulmadığı gibi, takip dayanağı belgelerin örnek 6 icra emri ekinde borçluya gönderilmesi gerektiğine ilişkin İİK’ nın 58/1 ve 61. maddesine benzer bir düzenlemeye yer verilmediği, mahkemece şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kısmen kabulü ile icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesinin isabetsiz görüldüğü gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kabulü ile kararın kaldırılmasına şikayetin reddine, borçlunun istinaf başvuru yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı İcra Takibinde takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’ nın 149/a-b ,150/I maddeleri

3.Değerlendirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Ancak böyle bir durumda borçlu, ihtarnamede kesinleşen borç miktarına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edebilir.
Somut olayda, İİK’nun 150/ı maddesine uygun şekilde asıl borçlu ve ipotek verenler adına çıkarılan hesap kat ihtarına asıl borçlu tarafından itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. İpotek veren taşınmaz maliki borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itirazlarının yanında faize ve faiz oranına itiraz ettiği görülmektedir.
Bu durumda, İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmekle ipotek veren taşınmaz maliki borçlu alacak miktarına yönelik iddialarını icra mahkemesinde ileri süremez ise de İİK’nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 33/1-2. maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep edebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığını ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarını, ayrıca işleyecek faiz oranını şikayet konusu yapabilir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, takipte talep edilebilecek işlemiş faiz miktarı ve işleyecek faiz oranı hakkında, takibe dayanak yapılan kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarı da dikkate alınarak, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus hakkında yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.ndirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Ancak böyle bir durumda borçlu, ihtarnamede kesinleşen borç miktarına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edebilir.
Somut olayda, İİK’nun 150/ı maddesine uygun şekilde asıl borçlu ve ipotek verenler adına çıkarılan hesap kat ihtarına asıl borçlu tarafından itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. İpotek veren taşınmaz maliki borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itirazlarının yanında faize ve faiz oranına itiraz ettiği görülmektedir.
Bu durumda, İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmekle ipotek veren taşınmaz maliki borçlu alacak miktarına yönelik iddialarını icra mahkemesinde ileri süremez ise de İİK’nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 33/1-2. maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep edebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığını ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarını, ayrıca işleyecek faiz oranını şikayet konusu yapabilir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, takipte talep edilebilecek işlemiş faiz miktarı ve işleyecek faiz oranı hakkında, takibe dayanak yapılan kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarı da dikkate alınarak, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus hakkında yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu