12. Hukuk Dairesi2015 ve ÖncesiMeskeniyet Şikayeti

Yabancı Vatandaşlarca Yapılan Meskeniyet Şikayetine İlişkin Yargıtay Kararı

YEREL MAHKEME KARARI

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

TÜRKİYE CUMHURİYETİ MERSİN 1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ KARARI

ESAS NO : 2011/373 Esas
KARAR NO : 2013/156

DAVA :Haczedilmezlik(Meskeniyet)
DAVA TARİHİ : 29/03/2011
KARAR TARİHİ : 21/03/2013
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2013

Mahkememizde açılan haczedilmezlik davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A- ŞİKAYET : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili Annegret’ in Alman vatandaşı olduğunu, diabet hastası olması nedeni ile Almanya’ dan erken emekli olarak sağlığı açısından Türkiye-Mersin’de ….-2 sitesinde ev alarak 10 yıldan bu yana oturduğunu, alacaklının da aynı sitede oturduğunu ve eski eşinin Alman olması nedeni ile resmi işlerde davacının güvenini ve yakınlığını kazandığını, bu kişinin 2004 yılında davacıdan borç para alarak 2006 yılında ödeyeceğini söylediğini, ancak ödemediği gibi devlete olan borçları nedeni ile malvarlığına el konulduğunu, davacıya olan borcunu gösterir yazıyı imzalayıp vermesi halinde borcunu ödeyebileceğini söyleyerek boş bir belge imzalattığını, sonra da bu belgeyi senet haline getirerek Mersin 2.İcra Müdürlüğünün 2010/12015 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibi usulsüz tebliğ ile kesinleştirdiğini ve davacının üzerine kayıtlı evin üzerine haciz koydurarak 26/03/2011 tarihinde kıymet takdiri yaptırdığını, bu evin davacının sağlık ve sosyal durumuna uygun tek evi olduğunu, bu nedenle satışın tedbiren durdurulmasına ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

B- CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, ve duruşmadaki beyanında; haczedilmezlik davasının süresinde açılmadığını, davacı tarafndan ileri sürülen tebligatların usulüne uygun yapıldığını, söz konusu evin değerinin 205.000,00 TL değerinde olduğunun tesbit edildiğini ve davacının bekar olduğunu, davacının evini birkaç ay için kullandığını beyan ve kabul ettiğini tüm bu nedenlerle haksız ve kötüniyetli açılmış davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C- HUKUKİ VASIFLANDIRMA VE UYUŞMAZLIK : Dava, borçlu tarafından İ.İ.K. nun 82/12. maddesine göre açılmış haczedilemezlik (meskeniyet) şikayetidir. Uyuşmazlıkkıymet takdiri yapılan taşınmazın davacının haline münasip tek taşınmazı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
D-DELİLLER: 1-Mersin 2. İcra Müdürlüğü’ nün 2010/12015 takip sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlatıldığı, davacıya ödeme emrinin 02/12/2010 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu taşınmaz ile ilgili 28/03/2011 tarihinde kıymet takdiri raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
2-Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2011/368 esas 2011/598 karar sayılı dosyası incelendiğinde davacı Annegret Friederike Sophie Hermann vekili tarafından davalı …… Türkoğlu hakkında Mersin 2. İcra Müdürlüğü’ nün 2010/12015 takip sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğünü şikayet ettiği yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve tebliğ tarihinin 23/03/2011 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
3-Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2011/443 esas 2012/88 karar sayılı dosyası incelendiğinde davacı Annegret Friederike Sophie Hermann vekili tarafından davalı S…… Türkoğlu hakkında Mersin 2. İcra Müdürlüğü’ nün 2010/12015 takip sayılı dosyasında kıymet takdiri yapılan Mersin ili, …… köyü 185 ada, 1 nolu parsel üzerine kurulu 31 numaralı bağımsız bölümün değerine itiraz ettiği ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve taşınmazın değerinin 245.000,00 TL olarak tesbitine karar verildiği anlaşılmıştır.
4-Bilirkişi raporu: Hukukçu Bilirkişi Erkan Gelmez 16/10/2012 tarihli raporunda davacının haline münasip evinin değerinin 150.000,00 TL olacağını bildirmiştir.
E- GEREKÇE : Dava meskeniyet şikayetine ilişkindir. Öncelikle davalı tarafından davanın süresine ilişkin olarak yapılan itiraz mahkemece de resen incelenmesi gerektiğinden davacıya yapılan ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olmadığı hususunda yapılan incelemede Mahkememizin 2011/368 esas 2011/598 karar sayılı dosyasından verilen karar ile tebliğ tarihinin 23/03/2011 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Haczedilmezlik şikayetine gelince taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu,emekli olduğu ,eşinin vefat ettiği ve dava tarihi itibariyle Alman Kanunlarına göre hayat arkadaşlığı statüsü bulunan Jens Petersen ile birlikte yaşadığı ayrıca dinlenen tanık beyanlarına göre yaz tatillerinde çocukları ve torunlarının da gelerek yanında kaldığı , aylık gelirinin ortalama 1705 Avro, (3500 TL ) gelirinin bulunduğu, meskeniyete konu evin değerinin Mahkememizin 2011/443 esas 2012/88 karar sayılı kesin kararı ile 245.000,00 TL olduğu, haline münasip evinin değerinin ise 150.000,00 TL olarak bildirildiği görülmektedir.
Evin haline münasip olup olmadığı her davacının kendi sosyo-ekonomik koşullarının değerlendirilmesi ile belirlenmelidir. Davacının evde sürekli oturmaması ,hayat arkadaşının Türk Kanunlarına göre eş olarak kabul edilmemesi meskeniyet şikayetinin incelenmesini engellememektedir. Yasamıza göre kendisinin ve kendisi ile birlikte yaşayanların sosyo ekonomik durumuna uygunluk açısından değerlendirme yapılacaktır. Dosyaya sunulan belgelere göre davacı sağlık yönünden ağır derecede rahatsız olup bu nedenle de emekli edilmiştir. Hastalığı ruhsal ve bedenseldir. Bu rahatsızlıklarının tedavisinde sıcak iklimde bulunması ve yüzmesi önemli olumlu iyileştirmeler sağladığı doktor raporundan anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle haline uygunluk daha çok davacının tedavi gerekleri üzerinden değerlendirilmiştir. Buna göre davacının sıcak iklimden ve deniz yahut havuz imkanı bulunan bir evde oturmalıdır.Ancak davacının sağlık durumu, sosyal statüsü ve geliri lüks bir evde oturmasını gerektirmemektedir. Evin değerinin 245.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında haline uygun evden daha değerli olduğu, davacının yukarıda belirlenen zorunlu sağlık ihtiyaçlarının da karşılanabileceği haline uygun evin değerinin takdiren 180.000,00 TL olduğu anlaşıldığından davanın (şikayetin)reddine ancak tek konutu olduğu gözetildiğinde satışın haline münasip evi alabilecek miktarın altında olmamak üzere yapılarak bu bedelin taşınmazın satış bedelinden ayrılarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Davanın reddine, ancak Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2010/12015 sayılı takip dosyasında haczedilen ve satışına karar verilen Mersin ili, ……..köyü 185 ada, 1 nolu parsel üzerine kurulu 31 numaralı bağımsız bölümün satışının satış ve paylaşılma giderleri hariç 180.000,00 TL den aşağı olmak üzere yapılmasına ve bu bedelin davacıya verilerek varsa arsanın alacaklıya ödenmesine,
2- Peşin alınan harcın mahsubuna,
3- Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin huzurunda, bu günden itibaren 10 gün içinde mahkememize dilekçe ile yapılacak başvuru yahut bulunulan yer Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesi aracılığı ile temyiz harca ve masrafları karşılanmış dilekçenin mahkememize gönderilmesi yoluyla Yargıtay’ a temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulüne anlatıldı. 21/03/2013 09:11:00

YARGITAY KARARI

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2013/18312
KARAR NO : 2013/27881

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2013
NUMARASI : 2011/373-2013/156

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda, meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan taşınmazın tamamı borçlu Annegret Friederke Sophie Herrmann adına kayıtlı olup, tapu kaydında Mersin, … ilçesi 185 ada 1 nolu parselde kayıtlı mesken olduğu görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taşınmazın değerinin 245.000 TL olduğu ve satılması halinde yeni alınabilecek davacının haline münasip evin 180.000 TL değerinde olacağı bildirilmiştir. Rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun mutlaka meskeniyet şikayetinde bulunduğu yerde veya o yere yakın yerde meskeninin bulunması zorunlu değildir. Bu nedenle borçlunun daha mütevazi niteliklere sahip yerlerde daha küçük haline münasip meskeni edinebileceği miktarın da belirlenmemesi doğru görülmemiştir. Diğer taraftan yabancı uyruklu borçlu yönünden ülkemizde güvenlik sorunu da bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; bilirkişilerden ek rapor alınarak borçlunun açıklandığı üzere, bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip evi alabileceği değerin belirlenmesi gerekir. Bu tespitlerden sonra borçlunun haline münasip ev alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu